14 Ağustos 2016 Pazar

      Dilsiz Kelimelere Dil Olan Anadolu Yiğitlerim



Kafası esse kızsa Sokrates
Victor Hugo’nun sefiline
Kim duyar kızdığını
Karaca oğlanım
Kör oğlum
Yunusum
Mevlana’m ve diğerleri anında duyar
Yanına koşar
Bre densiz
İmansız
Yıkma gönül hanını ustası yok
Gel kim olursan gel
Sözlerini söylerken
Sokrates şaşırır
Kim bu âlimler
Bilginler
Ben bir kuru kemiğim
Kurumuş bir dalım
Kalkamaz bunlara karşı kolum
Bu ne yiğitler ki analar doğurmuş
Bunları gören söz mü söylermiş
Vay anam vay
Tabi kalır şakın
Görmemiş gönül adamı insanı
Derde çare olan insanı
Şaşırır kalır
Pes eder
Sefil gülümser
Sefil gülümser kainat gülümser
Sarılırlar bu Anadolu yiğitlerimizle
Sokrates takip eder gizliden
Zaten onların işi gizliden
Rabbim gizliyi de saklıyı da bilir hep birden
Gizlice alır bizdeki güzelliği aniden
Olur, bilgin uydurmadan çakma çıkar bir yerden
Kendisi bilgisiz insanı  ortaya çıkarırken
Bilgisiz Rahman ’sız merhametsiz kaldığından habersiz
Her gördüğüne der bilgisiz
Bizim yiğitler salınca haber
Adam ol Sokrates adam
Gelirsek yaparız seni madam
Silkelenir Sokrates
Döner doğru yola
Tek başınadır
Bizim yiğitler gibi
Savunmasız kalsa da İşi Allaha havale eder
Sürgün edilemez
Gittiği her yerde yine aynıdır Sokrates
Söyler yiğitlerimiz gibi doğruyu
Çıkarır yalanı ortaya
İki yüzlü olanları çıkarır karaya
Fazla doğruyu bulan sokratestir
Yalancılar çıra gibi yanar
Ortaya çıkar
Hepsinin koltukları batar
Kim hapiste yatar
Onlar ister canlar yansın
Sokrates ister yalancılar ortaya çıksın
Boş durur mu yalancılar
Çekilir bir paralel hat
Kimi Truva atı ile mahkemelere yaklaşır
Çeker hattını
Kimisi mancınık ile çeker hattı
O günden beri paralel çıkmıştır ortaya
Şimdi Fetöcü'lerin  babası
Onlardır
İsmi olsa da değişik
Ha Mösyö
Ha Fetö
Ha döküntü
Ha böğürtü
Adı önemli değil
Hakimler satın alınır
 İdam kararı verir mahkeme
Korkmaz sokrates
iyi adamlardan kahramanlarımızdan
Andolu kahramanlarımızdan
Kapmıştır bir şeyler en azından
Sokrates ölümün son değil
Devam eden yolculuk olarak bilir
Ama sen gör şimdilerde
Kim neyi bilir
Tabi ki hiçbir şeyi
Yıkmayı
Talan etmeyi
Yemeyi bilir
Ah neredesiniz o Anadolu’nun yiğitleri erenleri
Görünseniz o heybetinizle
İmanlı dik duruşunuzla bir an
Yıkılsa bunca insan o anda
Sefiller yıkılmasa
Kimse hor bakmasa
İşte ben gezerim ara sıra
Bu güzel yiğitlerin erenlerin dünyasında
Öperim ellerini
Öperler gözlerimi
Masal hikâye değil bunlar
Hepsi gerçek yaşananı yaşatanlar
Canlara can olan canlar
Ah nerede kaldı o günler
Gönüllerimiz onları özler
Görse nurdan gülümsemelerini bu gözler
Yıkılır tüm sözler, bu güzellik
Merhametli gönül karşısında
İşte gönlümde yaşadım
Az yazdım
Devam ederse yazarım inşallah
Vakitte artık sabaha vardım

Mehmet Aluç ©Kul Mehmet

2 Ağustos 2016 Salı

Vatanımla Bayrağım




[​IMG]


Vatanımla Bayrağım

Ey bayrağım
Dalgalandığın her yerde şehidimin cennet kokusu var
Ecdadın nurdan bakışı var
Bıraktığı yarınların koşuşumuz var
Bıraktığı gerideki yetimlerin
Gözyaşları var yarınları var
Nur nur parıldar üzerinde
Gölgende şehitlerimin cennet mekân mezarları var
Cennet kokan Nur Resul kokan
Bir yanda şehitlerimiz
Bir yanda bizler varız gölgen altında
Üstünde yamacında sağında solunda kâinat
Seni vatanla teslim etmeyeceğiz bu değil ki inat
Gönüldeki imanın ecdadın emanetine sahip çıkmak istinat
Şehitler göğsümüze imanımıza seni vatanı eyledi perçin
Kim alır seni elimizde bu nefreti ile için için
Hazırız bizler seni vermemek için ölmek için
Ey hainle sizle bu faslı geçin
Kendinize gidin kalacağınız bir vatan bayrak seçin
Sizi kabul edecek olan varsa gidin
Orayı da nefretinizle talan edin
Bu mukaddes vatan bayrağıyla değil bize yük
Hamal olsak ta gönlümüzde yeri büyük
Bizler hamalız sizler ise mal
Taşıyamayız siz malları sırtımızda vatan üzerinde
Mukaddes bayrağın gölgesinde
Ecdat yatarken gölgende gezerken kıyında
Gönül dostları ile beraber nur dalgalanışında
Çekerken Tekbir Allah bir derken Çanakkale de
Düşman denize dökülürken
Mehmetçiğim Ulubatlı Hasan Hasan emmi diğerleri
Şehadet şerbetini içerken teslim etti bize
Hain getirir mi bize dize
Ne söyleriz bu canı vermeden size
Teslim edilmez göz göre göre
Al bayrağım
Ak bayrağım
Şehidimin kanıyla rengini almış
Kokusu içine nur bakışı nakış nakış işlenmiş
Daha dün Çanakkale de Sakarya da savaşır iken
Ölümsüz şehadetle hem kendini hem vatanı
Diriltmek için koşarken şehadete cennete
Seni nasıl teslim ederiz nefret edene
Nasıl anlatırız Nur Resul ile gülümseyene
Cennet mekânda bizleri bekleyene
Ecdatla aynı hamurdan aynı çamurdan aynı imandanız
Cana can olmak için yaşayanız
Bayrak altında canlar ile yaşatanız
Ecdadı ananlardanız
Nur Resul ile varmak için koşanlardanız
Nur Kur’an Nur Resul değil mi bize kılavuz
Hepimiz bir Fatih Alpaslan yollarda yürüyen Yavuz
Kur’an Nur Resul imanla yok olmayız var oluruz
Ey hain bu vatana bayrağa dokunamazsınız size haram ederiz
Biz yüz ölür bin diriliriz
Vatan bayrak imanla birliğe yürürüz
Sizleri de cehennemin dibine süreriz
Tabi önce idam eder sonra göndeririz

Mehmet Aluç © Kul Mehmet


İstinat: Dayanma, yaslanma

Öne çıkan yayınlar

Marifet Yolda Yürümekmiş

Aşık aşka verir kıymet Rahmandan alır güç kuvvet Aşk yolunda harcar emek Marifet yolda yürümekmiş Aşık aşkıyla rüyaya dalar A...